![]() |
| |||||||
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Varlığın Bana Armağan ![]() |
Dönelim Döndürsün bizi Kalbin akıp giden bulutlara benzeyen sesi Yağmursuz bir yağmura açılmış kapılardan Ve akılda kalan bir yokuştan Ve yalnız çocuklara özgü o sonsuz sinema koltuklarından Ve çocukluktan Dönelim Dönelim mi biz Gençlikten, oralardan Mutluluğu bir kabuk gibi saran mutsuzluklardan Dönelim mi acıya Acıya, büyük acıya Ve soralım mı acaba Ey büyük yalnızlık insansan eğer Bir kaya Dalgalar yalarken onu O bakarken kaskatı kalabalıklara Ah, kalbin bulut bulut akan sesi. Bütünüyle bir semte benziyor Ruhi Bey Binlerce, on binlerce kedinin hep birden kımıldadığı Kedilerden örülmüş bir semte Ve soğuk bir tuvalde yerini bulamamış renkler gibi Soğuk ve ayakta tutan çelişkileri Bir görünümden bir başka görünüme kolayca sıçranan Her şeyin, ama herşeyin çok dıştan farkedildiği Eh belki de bir satır fazlalığı ya da bir satır eksikliği Belki de genç bir şairden ödünç alınan. Yürüyor mu, yürümeyi mi düşünüyor Ruhi Bey Düşünmesi daha mı sonra koyuluyor yola Nereye gidecek ama, nereye varacak sanki Yoksa bir oyun tadı mı buluyor bunda Oyundan atılmaktan korkmayan bir oyuncu gibi Boşvermiş de sanki oyunun kurallarına Üstelik son bölümde, perdenin kapanmasına Azıcık vakit kalmış Ya da vakit var daha. Ama ne çıkar Gövdenin yazgıya başkaldırması mı Ruhi Beyin Başkaldırması mı yoksa Vaktinden önce anlamanın şaşkınlığı mı Vaktinde anlamanın sevinci mi Ya da biraz geç kalmanın O gereksiz tedirginliği mi Hangisi Ama belli ki sonundayız her şeyin En sonunda. Edip Cansever
__________________ [Linki Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. Üye Ol] |
| | |
| | #2 |
| Varlığın Bana Armağan ![]() |
Ucurum Bir ağaç sürüsünün üstünden Çok ağaçlı bir ağaç sürüsünün üstünden Kesilmiş limon dilimleri gibi düşüyor güneş Votka bardağımın içine Benim olmayan bir sevinç duyuyorum. Kesiyorum durduğumuz yeri ortasından Ey görünüş! seni bir yerinden hiç anlamıyorum Dibimde değil ayaklarımın, damarlarında Derinliğini orda tutan, orda harcayan Uçsuz bucaksız bir uçurum. Zamanla değil, bir yerde Benim olmayan bir şeyle yaşlanıyorum Geçiyorum ilk şeklimi tüketerekten Ağır ağır yanan bir tuğla harmanını Billurdan sarkaçlarıyla. Kalbim, sersemliğim benim.. Edip CANSEVER
__________________ [Linki Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. Üye Ol] |
| | |
| | #3 |
| Varlığın Bana Armağan ![]() |
Yerçekimli Karanfil Biliyor musun az az yasiyorsun içimde Oysaki seninle güzel olmak var Örnegin raki içiyoruz, içimize bir karanfil düsüyor gibi Bir agaç isliyor tikir tikir yanimizda Midemdi aklimdi su kadarcik kaliyor. Sen o karanfile egilimlisin, alip sana veriyorum iste Sen de bir baskasina veriyorsun daha güzel O baskasi yok mu bir yanindakine veriyor Derken karanfil elden ele. Görüyorsun ya bir sevdayi büyütüyoruz seninle Sana deginiyorum, sana isiniyorum, bu o degil Bak nasil, beyaza keser gibisine yedi renk Birlesiyoruz sessizce. Edip Cansever
__________________ [Linki Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. Üye Ol] |
| | |
| | #4 |
| Varlığın Bana Armağan ![]() |
Soruyordun İlkyaz iste Uyanıp bir bahçeyi dinliyoruz Tenhalık böyle Dallar mi kirilmiş, sarmaşıklar mi toz içinde Beklesem hemen gelecek olduğun Tam öyle olduğun Oysa hep yanımdasın, seninle her şey yanımda Kırıp dökük de olsa yanımda Mesela çok sevdiğin bir deniz bile yanımda O deniz ki aramızda hiç kımıldamadan Erkeğini iyi tanıyan bir kadın gibi yorgun. Yarısı yenmiş bir elmaydık bana sorarsan İkimizdik, iki kişi değildik Bakıyorsak birlikte bakıyorduk gözlerimin içine Birlikte gözlerinin içine bakıyorduk senin Yanlıştı, doğruydu, hiç bilmiyorum Sanki bir bakıma ayrılık böyle. Karşılıklı otursak da ne zaman Masa örtüsünü ikiye bölen ellerimizdi Bir tırnak yeşilinden gerisin geriye Ayak bileklerimizden gerisin geriye Butun bunlar gereksiz, bilmiyorum sanma Gereksiz ama yalnızlık böyle.
__________________ [Linki Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. Üye Ol] |
| | |
| | #5 |
| Varlığın Bana Armağan ![]() |
Denizin en az yeri bir köpügü baslatiyor Yürüyorum kumlarin çakillarin yani sira Yüregimde bir sanci keskin bir akasya kokusundan Avuçlarimda bir yanma Büyüyen bir ürpertiyim sanki, kayip gidiyorum üstünde sabahin Oldu olacak Egilip bir tas aliyorum yerden, firlatiyorum denize Ufacik bir gülüs geçiyor suyun üzerinden Bir çocugun gülüsü gibi Asklarin, nice asklarin ayrilik günü gibi Bir sokagin ucunda kaybolup solan Daha çok solan, asklarin solgunlugu suyun üzerinde Korularda yogun bir erguvan sisi. Hisarli balikçi aglarini ayikliyor Aglari pembeden hüzne giden Dip sularinda mercanlar gibi koyulasan Kirpiksiz gözleri böyle daha güzel Çil basmis yüzünü bütün Parmaklari capcanli, pavuryalar gibi Merhaba, desem bir kucak balik atacak önüme Biliyorum atacak Böyledir memleketimin yoksul halki Bir onlarda rastladim bu cömertlige Istavritler kipir kipir dibinde sandalinin Balik dedin mi, oynamaz gözleri hiçbirinin, tertemiz bir resim gibi bakarlar insana Günlerce bakarlar, biraksan yillarca bakarlar belki Gözlerin gibi senin, yillardir unutamadigim Ve bu yüzden olacak düsünmedim simdiye kadar bir baligin ölebilecegini. Hizar sesleri geliyor yakindan, günesin döndügünü görüyorum Çinar yapraklarinin arasinda yesil yesil Yesille sari birlikte dönüyor Denize düsüyorlar kirila kirila Bir örtü oluyor düsündügüm her sey denizin ve asfalt yolun üstünde Gözyaslari bir örtü, onurla cesaret bir örtü Senin upuzun gövden -kapkara saçlarinla- Daha da uzun simdi bir örtü olarak Denizin kivrimlarinda aska hazirlaniyor Göge dügmeler gibi yapismis kirazlarin altinda Yillar var ki unuttugumu sanirdim bu örtüyü ben Sevgiyi bilmezdin de ondan, sevismeyi bilirdin yalnizca Birtakim sözler de bilirdin, niye saklamali, en ustalikli sözlerdi onlar Ama bak Kaybolup giderdi herbiri, karsilastilar mi bir yerde siirle Aslina bakarsan en güzel aldanmalari yasadik seninle biz Hatirliyorum da öyle. Tepelerde otlar yakmislar, kuzular dolasiyor dumanlarin arasinda Bir kizla oglan geçiyor, birbirilerine iyice sarilmislar Kizin agzinda ince bir dal parçasi Dalin ucunda bir tomurcuk, agziyla dudaklariyla beslemis sanki onu Öylesine bilmek istiyorum ki ne konustuklarini, ama duymaktan korkuyorum gene de Söyle, en son nerde görmüstüm seni Böyle dumanlar vardi gözlerinde, boynunda bir de Simdi gene var Bileklerinde, bileklerinin renginde Dudaklarinda, dudaklarinin Gözlerinin dolar gibi olmasi renginde ve Yorgunsan bir kiyi kahvesinde dinlenirkenki Üsüdügün, basini omzuma koydugun, sonra elele Bir aski yasamak, bir askin bilinmesinden bambaska degil miydi Ve bu ikisini ayiran duman, yani bir aski bizim yapan Bu dumanlarin hepsi gibi varsin simdi de Acele etme yoksun belki Ben herseyin bir bir yokolmasina o kadar alistim ki Ve her seyin bir bir varolmasina o kadar alisacagim ki Bilirsin neler için çarpmiyor bir yürek. Küçüksu çayirini santiye yapmislar Isçiler beton döküyor, demir egiyor, zift kaynatiyor Vakit ögleyi geçti çoktan, yemeklerini yemis olmalilar Coca-Cola’ya dograyip ekmeklerini Isçilerimiz, yarini kuracak olan isçilerimiz Ben görür müyüm bilmem, ama kuracaklar mutlaka Coskuyla çakacaklar her çiviyi, türkülerle dökecekler betonu Ve onlar Onlar, diyorum sadece Bir yolculukta karsilikli konusan adamlarin Parmak uçlarindaki sigaralar gibi saskin Bilmeden ne yapacaklarini Anlayacaklar ne kadar güçsüz Ne kadar zavalli olduklarini Vakit ögleyi geçti çoktan. Bir tanker geçiyor simdi de tam akintinin ortasindan Bastanbasa gül rengi Kimseler görünmüyor içinde Neden görünmüyor, bilmiyorum Yolcu uçaklarina, yük kamyonlarina, fabrikalara petrol tasiyor Tanklara, savas gemilerine, roketlere de Yillarin, yüzyillarin Bitmeyen vahsetini ateslemek için Sanki bu yüzden kimseler görünmüyor ortalikta, utançlarindan Utanci bilerek yasamak korkunç Daha korkuncu da var:utanci bilerekten yasatmak Gördük hepsini iste, daha da görüyoruz. Pembeye dönük bir aydinlik, yagiyor usul usul Bir poyraz çikti hafiften, kuzeye çevrildi teknelerin burnu Ve günes kaydikça kayiyor batiya dogru, birazdan kan kirmizi bir gök bugulanacak Birazdan kan kirmizi bir aksam yagmuru da dökülebilir Neler olabilir birazdan Bir uçak geçiyor yaldizdan bir iz birakarak Içindeki mutlu yüzleri düsünüyorum Bir hüzün basiyor gene, ne kadar istemesem de Çabuk geçiyor Nerede okumustum, hatirlamiyorum simdi, biri mi anlatmisti yoksa Mahpusunu kiskanan bir gardiyani Ve düsün sevgilim, mahpusunu kiskanan bir gardiyan düsün Ne kadar aci bunlar Kiskaniyorlar hepimizi ve kiskanacaklar Güç istir çünkü bir tarihi insan gibi yasamak Bir hayati insan gibi tamamlamak güç istir Birazdan aksam olacak sevgilim Bütün heybetiyle aksam olacak Sevgilim, diyorum, oysa kimsecikler yok yanimda Bilmiyorum kime sevgilim dedigimi Bildigim bir sey varsa O kadar yeni bir anlamda söylüyorum ki bu kelimeyi Unutup birden zamani ve yeri Onunla bir günü kutluyorum cosarak Onunla bir günü kutluyoruz sanki. . Edip Cansever
__________________ [Linki Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. Üye Ol] |
| | |
| | #6 |
| Varlığın Bana Armağan ![]() |
Masa Da Masaymis Ha . Adam yasama sevinci içinde Masaya anahtarlarini koydu Bakir kâseye çiçekleri koydu Sütünü yumurtasini koydu Pencereden gelen isigi koydu Bisiklet sesini çikrik sesini Ekmegin havanin yumusakligini koydu Adam masaya Aklinda olup bitenleri koydu Ne yapmak istiyordu hayatta Iste onu koydu Kimi seviyordu kimi sevmiyordu Adam masaya onlari da koydu Üç kere üç dokuz ederdi Adam koydu masaya dokuzu Pencere yanindaydi gökyüzü yaninda Uzandi masaya sonsuzu koydu Bir bira içmek istiyordu kaç gündür Masaya biranin dökülüsünü koydu Uykusunu koydu uyanikligini koydu Toklugunu açligini koydu. Masa da masaymis ha Bana misin demedi bu kadar yüke Bir iki sallandi durdu Adam ha babam koyuyordu. (1954) . Edip Cansever .
__________________ [Linki Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. Üye Ol] |
| | |
| | #7 |
| Varlığın Bana Armağan ![]() |
GÜL KOKUYORSUN gül kokuyorsun bir de amansız, acımasız kokuyorsun gittikçe daha keskin kokuyorsun, daha yoğun dayanılmaz birşey oluyorsun, biliyorsun hırçın hırçın, pembe pembe öfkeli öfkeli gül gül kokuyorsun nefes nefese. gül kokuyorsun, amansız kokuyorsun ve acı ve yiğit ve nasıl gerekiyorsa öyle sen koktukca düşümde görüyorum onu düşümde, yani her yerde yüzü sararmış, titriyor dudakları şakakları ter içinde tam alnının altında masmavi iki ateş iki su iki deniz bazan bazan iki damla yaz yağmuru mermerini emerek dağlarının şiirler söylüyor gene ölümünden bu yana yazdığı şiirler kızaraktan birtakım şiirlere büyük sular büyük gemileri sever çünkü ve odur ki büyüklük şiir insanın içinden dopdolu bir hayat gibi geçerse o zaman ölünce de şiirler yazar insan ölünce de yazdıklarını okutur elbet ve senin böyle amansız gül koktuğun gibi yaşamanın herbir yerinde. gül kokuyorsun, amansız kokuyorsun bu koku dunyayı tutacak nerdeyse gül, gül! diye bağıracak çocuklar bütün herkes, hep bir ağızdan: gül! ve herşeyin üstüne bir gül işlenecek saçların, alınların,göğüslerin üstüne yüreklerin üstüne bembeyaz kemiklerin mezarsız ölülerin üstüne kurumuş gözyaşlarının titreyen kirpiklerin üstüne kenetlenmiş çenelerin ağarmış dudakların unutulmus çığlıkların üstüne kederlerin, yasların, sevinçlerin ve herşeyin üstüne bir gül işlenecek. bir rüzgar, bir fırtına gibi esecek gül yıllarca esecek belki ve ansızın dünyamızı göreceğiz bir sabah göreceğiz ki biz dunyamızı gerçekten görmemişiz daha geceyi, gündüzü, yıldızları görmemişiz hiç tanışmaya komamışlar bizi güzelim dünyamızla. öyleyse dostlar bırakın bu yalnızlıkları bu umutsuzluklari bırakın kardeşler göreceksiniz nasıl güller güller güller dolusu nasıl gül kokacağız birlikte amansız, acımasiz kokacağız dayanılmaz kokacağız nefes nefese.
__________________ [Linki Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. Üye Ol] |
| | |
| | #8 |
| Varlığın Bana Armağan ![]() |
YENİLİŞ Açılmamış bir şarap şişesiydim Ki öyle kaldım Acımı köpürtmedim İçime sağdım Gözyaşlarımı göstermedim Ki sildim Özgürlüğüm beni tutsak düşürdü Başaramadım İçimde kara kara bulutlar sallandı Ki sallandılar Dışarı yağamadım Ve yenildim ve sustum
__________________ [Linki Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. Üye Ol] |
| | |
| | #9 |
| Varlığın Bana Armağan ![]() |
İNFİLAK Ben gidince hüzünler bırakırım Bu senin yaşadığındır Bir ev sıkılır kadınlardaki Bir adam sıkılır kadınlardaki Seni sevmek bu kadar mı O benim yaşadığımdır. Bazan da bir yerde kuşlar vardır Ne uçmak, ne görünmek için Bir karanfil pencereyi deler Bir kapı kendiliğinden kapanır İstesek sevişirdik, ama olmadı Biz değil yaşayan acılardır. Gitsem de her yerde biraz vardır Hatırda zamansız bir plak Bir otel kapısı, biraz istasyon Vardır o seninle birlikte olmak Buluşur çok uzaktan ellerimiz Ve nasıl göz gözeyiz ansızın bir infilak. [Linki Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. Üye Ol]
__________________ [Linki Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. Üye Ol] |
| | |
| | #10 |
| Varlığın Bana Armağan ![]() |
Adsız Bir Çiçek Rengini dünyaya ilk defa sunan Adsız bir çiçek gibi parlıyorsa gözlerim Sevgilim Bana "sen bir şairsin" dediğin zaman. Yalnız sana yazıyorum bu şiiri İstersen bir şiir gibi okuma Çünkü her yıl yeniden yazacağım onu Soğuklar başlayınca havalanıp Millerce yol katettikten sonra Güneyi tadan bir kuşun sevinciyle. Ve yazmış olacağım bir de Her dönemde her çağda Sevdanın kendine özgü diliyle...
__________________ [Linki Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. Üye Ol] |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Cansever Terk Etmek Ne Kadar Kolay | Dαiѕу | A-B-C-Ç-D | 0 | 20-03-2012 22:41 |
| Cansever Aldanma Çocuksu Masum Yüzüne | Dαiѕу | A-B-C-Ç-D | 0 | 20-03-2012 22:40 |
| Edip Akbayram | Danielz34 | Biyografiler | 0 | 24-08-2011 13:43 |
| Yeniliş ~ Edip CANSEVER | Su | Şairlerden Şiirler | 0 | 20-06-2011 21:49 |
| Edip Cansever Biyografisi | beyaz_melek | Yazarlar ve Şairler | 0 | 16-06-2011 00:05 |